ISSN 1301-143X | E-ISSN 1309-1484
Özgün Araştırma
Diyabetik Ayak İnfeksiyonu Etkenlerinin Yıllara Göre Dağılımı: Değişim Var mı?
1 Adnan Menderes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Aydın, Türkiye  
2 İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye  
3 Adnan Menderes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Biyoistatistik Anabilim Dalı, Aydın, Türkiye  
Klimik Dergisi 2017; 30: 27-31
DOI: 10.5152/kd.2017.05
68 kez okundu, 29 kez indirildi

Anahtar Kelimeler: Diyabetik ayak, infeksiyon, etyoloji
Özet

Amaç: 1 Ocak 2000 ile 31 Aralık 2014 tarihleri arasında Türkiye kaynaklı ulusal ya da uluslararası dergilerde yayımlanmış veya ulusal ya da uluslararası kongrelerde sunulmuş çalışmaların sonuçları incelenerek diyabetik ayak infeksiyonlarına yol açan mikroorganizmaların dağılımının 5 yıllık dönemler arasındakin değişiminin gösterilmesi amaçlanmıştır.

 

Yöntemler: Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Ulusal Tez Merkezi ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi DergiPark arama motorlarında “diyabetik ayak” anahtar sözcük olarak kullanıldı. United States National Library of Medicine’in MEDLINE veritabanını kullanan PubMed® ve Google Scholar arama motorlarında da “diabetic foot” ve “Turkey” anahtar sözcükleriyle tarama yapıldı. Ayrıca konuyla ilgili bilimsel toplantı kitapları incelendi. Toplam 28 çalışma değerlendirildi.

 

Bulgular: Görülme sıklığı Gram-pozitifler için %45.8, Gram-negatifler için %53.7 ve Candida’lar için %0.05 idi ve en sık saptanan ilk üç mikroorganizma Staphylococcus aureus (%22.8), Pseudomonas aeruginosa (%16.7) ve Escherichia coli (%12.9) olarak saptandı. Beş yıllık dönemler arasında Gram-pozitif etkenlerin oranındaki artış ve Gramnegatif etkenlerin oranındaki azalma istatistiksel olarak anlamlıydı. Yine metisiline dirençli S. aureus (MRSA) oranında özellikle son beş yıllık dönemdeki azalma anlamlı olarak bulundu.

 

Sonuçlar: Ampirik tedavide Gram-negatif bakterilerin ve özellikle P. aeruginosa’nın ve bunlarla beraber S. aureus’un düşünülmesi gerekmekte, ancak bu tedavinin hastaların önemli kısmında MRSA’yı kapsamak zorunda olmadığı anlaşılmaktadır. Klimik Dergisi 2017; 30(1): 27-31.

Anahtar Kelime
Yazarlar
Tümü
Hakem Köşesi
Yazar Köşesi
Sık Sorulan Sorular
Anket
AVES | Copyright © 2017 Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği| Son Güncelleme: 21.08.2017